Geri Dönüş Yolculuğu

Geri dönüşümüz Sana’dır.(Kuran-ı Kerim)  O zaman kişi kendi öz doğasında istikrar bulur.(Yoga Sutra) Oraya ulaşanlar geri dönmez, orası Rabb’in en yüce konutudur. (Bhagavatta Gitta) Tıpkı nehirlerin okyanusa dönüp adlarını ve biçimlerini yitirmeleri gibi bilgeler de saf varlıkta erir. (upanishad) 

İnsanın geri dönüşü iki boyutludur. Doğduğumuz andan itibaren başlayan zorunlu geri dönüş yolculuğu(rucû‘); ister iman edelim ister etmeyelim, ister farkında olalım ister olmayalım, ister bunun için bir şeyler yapalım ister yapmayalım; fiilen doğduğumuz andan itibaren başlamış olan geri dönüş yolculuğudur. Geri dönüş yolculuğunun diğer boyutu; Dünya yaşamı sürerken yapılan gönüllü yolculuktur (Metâb); bilinçli ve farkında bir geri dönüş yolculuğudur. Tövbe ile, farkındalıkla, hatalardan ve yanılgılardan dönerek, zihinsel karmaşadan arınarak, güzel ahlakla ahlaklanarak , Varlığın saf ve bozulmamış haline/fıtrata yönelerek, vahyin rehberliğinde yürüyerek yapılan geri dönüş yolculuğudur.

Masîr ise, geri dönüş yolculuğunun varış yeridir. Eğer yolculuk bilinçli ve farkında yapılmazsa masîr kötü bir varış yeridir. Ancak Metâb ile yapılırsa; masir ne güzel bir varış yeridir. 

 İnsan, küçük bir kainattır. Ancak İbn Arabî der ki; “Kâinat, varlığın kokusunu bile almadı.” 

Varlık; Tek, Eşsiz, Mutlak,  kaynağı kendi olan, kendi zatında var olan, Samed ve Ehad’dır. Mahlukat ise kendi başına varlık sahibi değildir. Mahlukatın, Mutlak Varlık’tan ayrı bir varlığı olamaz, mahlukatın Mutlak Varlık’tan gayri bir varlığı olamaz. Mahlukat; Mutlak , Tek, Samed ve Ehad olan Varlık ile kaimdir. Sınırlı, muhtaç, varlığını O’ndan alan, varlığı O’na bağlı olandır. İşte Mahlukatın Geri Dönüş Yolculuğu;  varılacak en güzel yere ulaşmaktır. 

Visited 59 times, 1 visit(s) today

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir