İNŞİRAH TEFEKKÜRÜ

Bugün bu ilk yazımda, İnşirah Suresi tefekkürü ile başlamaya niyet ettim. Hani içimiz daralınca okuduğumuz o güzel sure.

Bu sure bize ne anlatıyor? Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) hitap eden ayetlerin çoğu onun ümmeti olan bizlere de hitap etmektedir. Bizlerde onun ümmeti olarak bu surenin açılımını tefekkür edelim. En doğru meali Rabbim bilir. Rabbim hepimizin kalbinde açsın, şifa olsun.

Bismillahirrahmanirrahim.

1- Elem neşrah leke sadrek

Açmadık mı senin göğsünü.

Bu ayette göğüs için sadrek vahiy edilmiş. Sadr, Türkçede göğüs kelimesi kullanılmış, sanki biraz eksik kalmış gibi.

Hakikatte sine veya bağır olmalı..Maneviyatta ilahi bir müdahale var. Kalp ve gönül temizliği arındırma işlemi. İnsanı kalbinde Sadr bölümü vardır. Bu bölge ilim ile nurlanır, parlar. Ancak burada nefsi arzuların, duygu durumlarının bulunduğu alan da var. Ama duygularda var bunun içinde. Kin, nefret, öfke, sevgi, korku; açmadık mı senin göğsünü? Allah’ın Hatip esması bize seslenişini okuyoruz. Sineyi açmak, ruha genişlik vermek, göğsümüzü ferahlatmak. Göğsünüzün en daraldığı vakitleri aklınıza getirin. Yaşadığınız en acı olayları! Bu ayetin inanılmaz gücü;Geçmiş karmaların temizliği, atalardan gelen ne varsa negatif bağların temizliği ve ayrıca bu dünya hayatında olan tüm travmaların negatiflikten arındırma işlemi.

Bağrım yanıyor, sineme vurdu deriz ya. İçsel bir acıdır bu. İşte tam da biriken ne kadar negatiflik varsa temizlenip arındırılıyor. Neşrah kelimesi Şrah yani açmak genişletmek arındırmak anlamında söyleniyor.

Enam suresi 125. Ayette İnşirah kelimesi şu anlamda kullanılmış;

Artık kim Allah’ı anlamayı arzu ederse, o hidayete ulaştırılır. Böylelikle onun gönlü barışa ve huzura açılır.

Zumer suresi 22. Ayette inşirah kelimesi geçer.

Kim gönlünü Allah’ı anlamak için açarsa, o barış ve huzur içinde olur. İşte o Rabbinin nuru üzeredir. Kalplerini Allah’ı anlamaya kapatmış olanların ise vah o hallerine. İşte onlar apaçık bir dalâlet içindedirler.

Enam Suresi, Zumer Suresi, ayetlerinde Yüce Allah bana yol göstermiş mi? Evet. İlahi reçeteyi bana sunmuş mu? Evet.

Öyleyse benim yolum sıratı müstakim yolu olmalı! Ben her anımda O’na ulaşmayı dileyerek yaşamalıyım.

2- Ve vada’na ‘anke vizreke 

Ve atmadık mı senin üzerinden yükünü

Bu ayet daha da derine inerek yapılan ilahi bir müdahale. Zira burada vizrek kelimesi vahiy edilmiş.

Vizrek yani vizar yük olarak meal edilir ancak yük kelimesi çok hafif kalıyor. Çünkü bu yük anlam bakımından ağır taşıma yükü değil. Senin hayat planına dahil olmayan ne varsa üstlendiğin ağır sorumluluklar demek. Rehbersiz kaldığımız da yaşadığımız iç sıkıntıları. Hayat planımıza dahil olmayan, ancak başkalarının sorumluluklarını da sırtlanmamız. İşte bu vizrektir, yani yüktür insana. Sonra ne olur daralırsın, bunalırsın, buhran olur. İşte bu buhranı arındırmak için yapılan bir işlem. Ağır sorumlulukların atılması işlemi.

3- Elleziy enkada zahreke 

Ki Çatırdatmıştı belini, seni yormuştu. 

Bu ayette açıklaması da yapılıyor. Zahrek yani bel olarak meal edilse de bel anlamı çok hafif kalıyor, hakikatte insanın arkasından yapılan tüm işlemler. İftiralar, ihanetler, aldatmalar, en yakınlarından yediğin darbeler, sırtından bıçaklanmalar, güvendiğin kişilerin seni dolandırması ne varsa çatırdatır insanın belini. Enkada vahiy edilir, Türkçe olarak çatırdatmak meal edilir. Enkada yani enkaz. Arkandan çevrilen işler senin maneviyatını enkaza çevirmiş anlamında. İşte burada bu işlem yapılıyor. İlahi bir müdahale ile temizleniyor enkaz kaldırılıyor ilahi dokunuşla.

4- Ve refa’na leke zikreke 

Yükseltmedik mi senin şanını ve en son insanın şerefini, irfanını, iç dünyasını yükseltmek. Burada zikrek olarak vahiy edilen kelime zikirdir aslında. İnsanın zikri, insanın makamıdır. İnsanın zikri insanın sözüdür kelimeleri ve harfleridir. Ve Refa kelimesi kullanılır. Refaha erdirmek. Huzura çıkarmak anlamında.

Buraya kadar olan inşirah suresinin ilk 4 ayeti ilahi bir müdahale. İlahi bir ameliyat sanki. Nereye bilinçaltına yapılan. Nereye yapılıyor bu müdahale? Bilinçaltına. Çünkü dolu bir bilinçaltıyla yürünmez. Geçmiş travmalar, karmalar temizlenmeli arındırılmalı. İnsan geçmişinden özgürleşmeli, affetmeli. Yoksa insan yürüyemez. İnsanı baştan yaratan, muazzam bir etki ayetleri.

5- Feinne me’al’usri yüsren 

Muhakkak güçlükle beraber kolaylık vardır.

Güçlükle beraber bir kolaylık! Bir adet güçlükten bahsedilmiyor. Güçlüklerle beraber bir kolaylığın olması kelimesi muazzam bir cümledir. Cenabı Hak bize kolaylığı o zorlukları aşabilmemiz için veriyor. Günlük dünyasal bilince yapılan muhteşem bir nurani etki. Burada usri kelimesi güçlük olarak meal edilse de aslında Asr kelimesidir. Asr yani zaman. Dünyadaki zaman boyutunun insandaki mücadelesi ve insanın yorulması, zorlanması. Asr yani meşakkatlidir yorucudur. Ama usri den sonra yusra kelimesi vahiy edilir. Aynı kökten. Asr oluyor Yasır. Ya harfinin etkisi. Kolaylık olarak meal edilse de aslında uyum demektir. Yani Asr

içinde zaman açılır işler kolaylanır. Mekân içinde mekân oluşturulur, işler uyumlanır. Burada Fe inne diyerek muhakkak kelimesi vahiy edilir. Muhakkak kelimesi kalbin inandığına aklının da onay vermesi için. Kalbin inanır ama aklın şüphede kalabilir. Muhakkak kelimesiyle aklın da şüpheler gideriliyor. Ne güzel bir lütuf her şey ilahi nizamda tartılmış ve vahiy edilmiş.

6- İnne me’al’usri yüsren 

Elbette, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. 

Ayetin tekrarı. İkinci kez bilince yapılan olumlu bir baskılama. Fe inne demişti önceki ayette.

Muhakkak. Ancak akıl yine şüpheye düşmesin diye İnne kelimesi tekrar edilir. İnne elbette diyerek.

Hiç şüpheye mahal verilmesin diye. Güçlükle bir kolaylığın yan yana olması vahiy edilir ve teyit edilir. Artık kalp de gönül de akıl da ikna olur.

Bu iki ayet birbirinin aynısı gibi olsa da etkileri farklı. İlkinde gönül ve kalp ikna olur ancak akıl şüphede kalmaya devam eder. İkinci kez ayet tekrarlar ve akıldaki şüphe giderilir. Bilincin mutlaka akıl ve gönül iş birliğinde olması gerekiyor.

Bakara 286. Ayet bize ne diyor? Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir.

7- Feiza ferağte fensab 

O zaman işin bitince başla

Gönül ve kalp ve aklı da ikna olan için artık bilincin ne yapması gerektiğine dair bir emir verilmeli.

Bu emir nedir? Bir işi bitirince diğerine geç. Bu önemli bir emir. Hepimizin bunu yapması gerekiyor.

Yoksa insan aklı şerre yönelir, insanın nefsi negatife kayabilir, vesvese başlar. Ve tüm müdahaleler temizlik arınma işlemi boşa yapılmış olur. Zihinsel yoruldun, fiziksel bir işe geç. Namaz kıl, yürüyüş yap, evini temizle. Fiziksel yoruldun, kitap oku, yazı yaz, dua et, tefekkür et. Yani boş kalma. Bunu kendinde hayat düzeni yap.

8- Ve ila rabbike ferğab.

Ve Rabbine yönel ve yalvar. 

Ve illa ki Rabbine yönel, ona niyaz et, ondan iste, ona yalvar. Sen yalnızca Allah’a kulluk et. Burada Fergab kelimesi kullanılır.

Fergab,  Ragıb demek. Ragıb boyutu. Özel bir enerjisel alandır.

İşte bu en son ayet ise üst benliğe bir emir. Ne yapması gerektiğini bildiren.

İnşirah suresi göklerden yere yapılan bir iniş ancak yerden göklere yükselmeyi vaat ediyor.

Allah gönüllere ferahlık versin. Bu duayı fiil haline getirmek için bize İnşirah suresi tesirini okumayı nasip etsin.

Pınar Vural 

@elvinin.isigi

Visited 83 times, 1 visit(s) today

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir